NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ MÜHENDİSLER VE MİMARLAR YAPI ÜRETİM SÜRECİNDEN DIŞLANIYOR! ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

17 ARALIK 2018, PAZARTESİ   

11

MÜHENDİSLER VE MİMARLAR YAPI ÜRETİM SÜRECİNDEN DIŞLANIYOR!

    Yayına Giriş Tarihi: 20.06.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 20.06.2018 15:38:46  Yayınlayan Birim: ANKARA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 20.06.2018 15:39:01

TMMOB Ankara İKK, 20 Haziran 2018 Çarşamba günü yapı ruhsatlarında etüt ve proje müelliflerinin imzasını kaldıran düzenleme ile ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi

TMMOB Ankara İKK, 20 Haziran 2018 Çarşamba günü yapı ruhsatlarında etüt ve proje müelliflerinin imzasını kaldıran düzenleme ile ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Basın toplantısında ilk sözü TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu aldı. Topçu, "Sağlıklı kentleşmenin ve güvenli yapılaşmanın birinci dereceden sorumlusu olup 16 yıldır doğaya, kente, çevreye, insana düşman bir yapılaşma sergileyen AKP iktidarı almış olduğu son kararlarla kamu yararını, halkın can ve mal güvenliğini yok saymıştır. Teknikerler, teknik öğretmenlere denetim yetkisi verilmesi, seçim yatırımı olan imar affı kararlarıyla plansız ve güvensiz yapılaşma iktidar eliyle meşrulaştırılmıştır. Son aldıkları kararla da yapı ruhsatlarında mühendis ve mimarların imzalarının kaldırılması ile yine plansız ve güvensiz yapılaşmanın ve sahteciliğin önü açılmıştır" dedi.

Basın açıklamasını İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Tulumtaş, "Yaklaşık 2 yıldır devam etmekte olan olağanüstü hal nedeniyle ülke KHK`larla yönetilir hale gelmiş, iktidarın politikaları önünde engel olarak görülen bilimsel çalışmalar, kamusal denetim ve benzeri her türlü demokratik haklarımız, çıkarılan "torba yasalar" ve keyfi uygulamalarla engellenmektedir" dedi. 

Yapı ruhsat formundan proje müellif imzalarının kaldırılması ve bunun benzeri diğer düzenlemeleri meşrulaştırmak için de kullanılan "bürokrasinin azaltılması" söylemine de değinen Tulumtaş, "Yeni uygulamayla uzun bir süredir mücadele etmeye çalıştığımız sahte müellifliğin önü iyice açılmıştır. Müteahhitlerin belediyelere teslim ettikleri etüt ve projelerdeki isimlerin gerçek olup olmadığı, büro sahiplerinin mühendis, mimar olup olmadıklarının tespit edilmesi bundan sonra imkânsız hale gelecek ve bu konuda sahtecilik yaygınlaşacaktır. Proje müelliflerinin eserleri üzerindeki tasarrufları ise yok sayılmaktadır.

Etüt ve proje müellifinin sorumluluğunda olan yapı ruhsatına esas olan uygulama projelerini ve zemin etüdü raporları da dâhil olmak üzere her türlü etüde dayalı çalışmaları mevzuata uygun olarak yapmak ya da yaptırmak ve Ruhsat eki projelerin birbiri ile uyumlu olmalarını sağlamak sorumluluğunun kim tarafından gerçekleştirildiği belirsiz hale gelecektir. Birbiri ile uyumlu olmayan projelerden doğan riskler vatandaşın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacak ve olası sorunlarda sorumluların tespit edilememesi riski ortaya çıkacaktır" diyerek konuşmasını sürdürdü.

Açıklamanın ardından Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan, "Bu yasa ile sahte mühendis ve mimarların önü açılıyor ve kontrol edilemez bir noktaya geliyor. Bu saatten sonra yapılan yapıların depreme dayanıklı mı değil mi, projesine uygun mu değil mi bunların hiçbirinin kontrolünü yapamayacak durumdayız" dedi.

Daha sonra sözü EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömürhan Avni Soysal aldı. Soysal, "2012 yılından beri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın proje ve denetim süreçlerine müdahalesi ve Odaların bu konudaki denetim alanlarını daraltmasıyla beraber aslında Odalar bu alanı kontrol edemez hale geldi. Bu çok ciddi bir sorundur. Mühendis ve mimarlar kadar halkın da buna müdahale etmesi gerekiyor" dedi. 

İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Tulumtaş imar affına değinerek, "Mühendisliğin ve mimarlığın itibarsızlaştırılması süreci oldukça uzun bir süre AKP iktidarı sürecinde çok da rutinleşmiş bir durum. Ancak son zamanlarda çıkarılan imar affı şahika noktalarından birini oluşturuyor. Son imar affıyla yapı ruhsatlarına ve projesine uymayan, yıkım kararı verilmiş yapıların bile affına ilişkin bir hüküm var. O hüküm çerçevesinde neredeyse 500.000 kişilik bir başvuru olmuş. O yasada ‘Affa uğramış yerlerdeki binaların depreme karşı dayanıklılığının sorumluluğu o evdeki kişiye ait olacak` diye bir hüküm var. Bu yasaların hiçbirisi ne halkı ne de halkın sağlığını gözetir. Bu nedenle bizler buna karşı mücadeleyi devam ettirmemiz gerekir" dedi. 

Basın açıklamasının tamamı: 

MÜHENDİSLER VE MİMARLAR YAPI ÜRETİM SÜRECİNDEN DIŞLANIYOR!

Ülkemizde son yıllarda sürdürülen inşaat sektörüne dayalı sermaye birikim politikaları ve rant odaklı ekonomik düzen, kamu yararını, planlama ve şehircilik ilkelerini, mesleki hak ve yetkileri gözetmeyen, hatta bunları inşaat sektörünün gelişiminde engel olarak gören bir hal almıştır.

Yaklaşık 2 yıldır devam etmekte olan olağanüstü hal nedeniyle ülke KHK`larla yönetilir hale gelmiş, iktidarın politikaları önünde engel olarak görülen bilimsel çalışmalar, kamusal denetim ve benzeri her türlü demokratik haklarımız, çıkarılan "torba yasalar" ve keyfi uygulamalarla engellenmektedir.

Özellikle inşaat sektörü ile ilgili yasal düzenlemeler, bir yandan kamuya ait alanların hızla özelleştirilerek yapılaşmasına neden olurken, kentlerimizi tek tipleştiren, onların kimliklerini yok eden yeni kent dokularının oluşumuna yol açmaktadır. Kentsel mekânlar üzerinden kurulan mekân-hafıza ilişkisi hızla yok edilmektedir.

24 Haziran`da yapılacak erken seçim öncesi çıkarılan imar affı başta olmak üzere, yapı denetim sistemindeki yeni düzenlemeler, imar yönetmelikleri, 2 Mayıs 2018 tarih ve 30409 (mükerrer) Resmî Gazete`de yayımlanan tebliğ ile yeni Yapı Ruhsatı Formu Standardı yürürlüğe girmiş ve tebliğin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından Mekânsal Adres Kayıt Sistemi Yapı Belgeleri Uygulamasında ruhsat formu değişikliklerinin işlenmesiyle; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin), etüt ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı haneler kaldırılmıştır. Bu düzenleme ile etüt ve proje müellifleri olan mühendis ve mimarlar yapı üretim süreçlerinden koparılmaya çalışmaktadır. 

Bu değişiklikle, ruhsatı düzenleyen idarenin yetkilileri dışında yalnızca yapı denetim şirketi yetkilisinin ıslak imzasının alınması, ruhsat açısından yeterli sayılmaktadır.

Yapı ruhsatlarında etüt ve proje müelliflerinin imzasını kaldıran düzenleme, kent topraklarının yağmasını hızlandırarak, her alanda yıkım ve yoğun yapılaşmanın önünü açan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, kentleşme ve planlama ilkelerine aykırı olarak hazırlanan imar uygulamaları ve eşitsiz yapılaşmaya neden olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, kaçak yapılaşmayı özendiren ve meşrulaştıran imar affı, sayısız KHK ve "torba yasa"larla birlikte ele alınmalıdır.

Kamu yararını gözeten nitelikli mesleki hizmetler, mesleki hak ve yetkiler ile müelliflik ve telif haklarının kamusal ve hukuki denetimini sağlayan hukuki işlemler, iktidar tarafından yapı üretim sürecini yavaşlatan, hızlı iş üretilmesine engel olan lüzumsuz "bürokratik" unsurlar gibi gösterilmektedir.

Yapı ruhsat formundan proje müellif imzalarının kaldırılması ve bunun benzeri diğer düzenlemeleri meşrulaştırmak için de kullanılan "bürokrasinin azaltılması" söylemiyle haklı gösterilmeye çalışılması, kabul edilemez. Yeni uygulamayla uzun bir süredir mücadele etmeye çalıştığımız sahte müellifliğin önü iyice açılmıştır. Müteahhitlerin belediyelere teslim ettikleri etüt ve projelerdeki isimlerin gerçek olup olmadığı, büro sahiplerinin mühendis, mimar olup olmadıklarının tespit edilmesi bundan sonra imkânsız hale gelecek ve bu konuda sahtecilik yaygınlaşacaktır. Proje müelliflerinin eserleri üzerindeki tasarrufları ise yok sayılmaktadır.

Etüt ve proje müellifinin sorumluluğunda olan yapı ruhsatına esas olan uygulama projelerini ve zemin etüdü raporları da dâhil olmak üzere her türlü etüde dayalı çalışmaları mevzuata uygun olarak yapmak ya da yaptırmak ve Ruhsat eki projelerin birbiri ile uyumlu olmalarını sağlamak sorumluluğunun kim tarafından gerçekleştirildiği belirsiz hale gelecektir. Birbiri ile uyumlu olmayan projelerden doğan riskler vatandaşın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacak ve olası sorunlarda sorumluların tespit edilememesi riski ortaya çıkacaktır. 

Yeni düzenlemeyle etüt ve proje müelliflerinin imzaları alınmadan hazırlanacak olan yapı ruhsatlarında, ruhsat eki projelerinin ve proje tadilatlarının denetimlerinin hangi yolla yapılacağı anlaşılmamaktadır. Bu durumun uygulamayı yapan belediyeler ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını geri dönülmez ve onarılmaz hukuki sorumluluk altında bırakacağı kesindir.

Tıpkı imar affı düzenlemesinde olduğu gibi, tamamen vatandaşın beyanına dayanarak, mühendis ve mimarları devre dışı bırakmak ne kadar yanlış ise, ruhsat alma süreçlerinden mimar ve mühendislerin onaylarını kaldırmak da bir o kadar yanlıştır.

Bürokrasiyi azaltmak bahanesiyle mesleki haklarımızı yok eden bu düzenleme, meslektaşlarımızın mesleki anlamda kayıplar yaşamasına sebep olacaktır. Ruhsat alma süreçleri mimar ve mühendislerin gözetiminde ve onların onayı ile yürütülmelidir.

Tam da bu nedenle, meslektaşlarımızın ruhsat aşamasında bilgileri dışında proje değişiklikleri yapılması ihtimaline karşı, projelerini ilgili meslek odasında kayıt altına aldırmaları, hak ihlallerine karşı bir güvence olarak önem kazanmaktadır.

Yapı Ruhsatlarında yapılan bu değişikliğe karşı ilgili Odalarımızla Birlik düzeyinde gerekli girişimlere başladığımızı, halkın can ve mal güvenliği ile meslek haklarımıza yapılan bu saldırıya ve can ve mal güvenliğini korumayan, doğal, tarihi, arkeolojik, kentsel sitler dahil olmak üzere tüm yaşam alanlarımızdaki imar talanını meşrulaştıran ve yasa dışı yapılaşmaları mali kaynak yaratma amacıyla affeden tüm bu girişimlere karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyunun ve meslektaşlarımızın bilgisine sunarız.

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu



Okunma Sayısı: 445

Ankara Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır