TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
[ KORONA VİRÜS SALGININ GÖLGESİNDE DÜNYA SU GÜNÜ ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

31 MART 2020, SALI   

33

KORONA VİRÜS SALGININ GÖLGESİNDE DÜNYA SU GÜNÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 22.03.2020 00:00   Güncellenme Zamanı: 22.03.2020 14:25:05  Yayınlayan Birim: ANKARA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 22.03.2020 14:20:22

Hayatın var olması için gerekli en temel varlıklardan birisi olan SU’yun belli bir kesimin mülkiyeti olması ve ticari bir metaya dönüştürülmesi, insan yaşamının mülkleştirilmesi, ticari bir metaya dönüştürülmesidir. Su bütün canlıların ortak varlığı olarak görülmeli, suya ilişkin politika ve uygulamalar; özel ve kâr odaklı mülkiyetten uzak, doğa ve insan odaklı olarak belirlenmelidir

 

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temiz su kaynaklarının korunabilmesi ve ülkelerin giderek artan temiz su sorunlarına farkındalık yaratabilmesi amacıyla 22 Mart tarihini Dünya Su Günü olarak ilan etti. O tarihten 27 yıl sonra ise Dünya Su Gününde tüm gezegen olarak Korona virüs (COVİD 19) adı verilen bir salgınla mücadele etmekteyiz. Salgından korunmak için bilim insanlarının önerdiği temel iki kuraldan birisi mümkün olduğunca bireylerin kendilerini izole etmesi diğeri ise ellerimizi sık sık yıkamamız. Yani salgının yayılmasına karşı en önemli tedbirler, yüz yüze ya da yan yana gelmeden bir birimizle iletişim kurabilme becerimiz diğeri ise suyun kudreti.

Suya son derece fazla ihtiyacımız olduğu bugünlerde;

·         İnsanların dörtte birinin aşırı derecede susuzluk çektiği,

·         UNİCEF raporlarına göre 2040 yılına kadar 600 milyon çocuğun susuzluk dolayısı ile ölebilme ihtimali olduğu,

·         Su yüzünden yeryüzünde yaşanan çatışmaların her yıl artığı,

·         Gelecek yıllarda yaşanan su ve çevre sorunları nedeniyle gıda sıkıntısının beklendiği,

·         Ülkemizin ise Dünya Doğal Kaynaklar Enstitüsüne göre yüksek derecede su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yer aldığı gerçeği ile yüz yüzeyiz.

Yukarıda bahsedilen gerçeklerle yüzleşmemizin elbette birçok sebebi var. İklim değişiklikleri, ağır sanayide kullanılan suyun kullanılamayacak kadar kirletilerek doğaya bırakılması, yaşanan savaşlar ve mülteci sorunu, tarımın giderek endüstriyelleşmesi, kırsal/kentsel nüfus dağılımdaki değişiklikler, suyun giderek artan ticari değeri ve buna benzer birçok sebep.

Bu sebeplerin her biri üzerine onlarca kitap yazılıp, sayısız tartışmalar yürütülebilir. Ancak bugün bütün insanlığın ortaklaşa mücadele verdiği salgın üzerinden SU`ya bakmanın, günümüz şartları içinde bize en doğru sonucu vereceği kanaatindeyiz.

İnsanlığın belli bir bölümünün farklı farklı sebeplerle yaşanan savaşlar dolayısıyla ölümleri kutsadığı bu dönemde korana virüs salgını bize insan hayatının, yaşama hakkının vazgeçilemez olduğunu gösterdi. Yaşamın devamı için suyun mutlak olduğu elbette ki bilinenin malumudur.

Hayatın var olması için gerekli en temel varlıklardan birisi olan SU`yun belli bir kesimin mülkiyeti olması ve ticari bir metaya dönüştürülmesi, insan yaşamının mülkleştirilmesi, ticari bir metaya dönüştürülmesidir. Su bütün canlıların ortak varlığı olarak görülmeli, suya ilişkin politika ve uygulamalar; özel ve kâr odaklı mülkiyetten uzak, doğa ve insan odaklı olarak belirlenmelidir.

Doğal bir olay olan salgın, insanlığa doğanın ve doğa varlıklarının hâkimi değil bir parçası olduğunu göstermiştir. Dolayısı ile su projelerinde, kamusal ve çevreci yaklaşımlara dönülmeli, suyun tüm canlı varlıkların ortak varlığı olduğu hatırlanarak, piyasacı yaklaşımlar terk edilmelidir.

Salgın nasıl ki ulusal/coğrafi bir haritaya sıkışmamış, bütün dünyada en önemli güncel sorun olmuşsa, temiz su sıkıntısı da bütün insanlığın ortak sorunudur. Su sorunu kıta, coğrafya, devlet olarak sınırlandırılamaz. Şu an yaşadığımız gibi dünya ölçeğindeki bir salgınla ulusal mücadele verme tavrının su sorunlarında da devam ettirilmesi halinde, gelecek bütün insanlık için daha zor olacaktır.

Temiz, içilebilir ve yeterli miktarda suya erişimin insan hakları ve toplum sağlığı açısından önemi, yaşandığımız bu sıkıntılı günlerde bir kez daha görülmüştür. Suyun geleceği ile insanın, doğanın ve bunların bütünü olan gezegenimiz geleceği ortaktır. Bilimi ve tekniği kendine rehber edinen İnşaat Mühendisleri olarak, su kaynaklarının planlanmasından işletmesine her aşamada, tasarımcı, uygulamacısı, denetimcisi, işletmecisi, yöneticisi, karar verici olarak, geleceğimiz için bütün canlıların temiz suya erişim hakkını ve su varlıklarının korunmasını savunmaya ısrarla devam edeceğiz.

  

İnşaat Mühendisleri Odası

Ankara Şubesi Yönetim Kurulu

  

 


Okunma Sayısı: 38

Ankara Şube Kaynaklı Basın Açıklamaları »
Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.