6 ŞUBAT 2023 KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ RAPORU SEMİNERİ DÜZENLENDİ

İMO Ankara Şubesi tarafından 8 Nisan Cumartesi günü İMO KKM Teoman Öztürk Salonu’nda “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri Raporu Semineri" düzenlendi

Eklenme Tarihi: 10/04/2023

4wGScPE4cmiquNPvr1WgSFFBKZSVTo9QhVS7fxa2JLg=_plaintext_638167096905165699.jpg

İMO Ankara Şubesi tarafından 8 Nisan Cumartesi günü İMO KKM Teoman Öztürk Salonu’nda “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri Raporu Semineri" düzenlendi. Etkinliğe 250 üyemiz katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Tatlı yaptı. Tatlı konuşmasında ülkemizin yaşadığı en büyük afetlerden biri olan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde bölgede yaşananlara vurgu yaparak, “Başsağlığı ve acil şifa dilemeyeceğimiz günlere sorumluluğunu yerine getirmeyen, gerekli önlemleri almayan ülke yöneticilerinin işaret ettiği kaderci yaklaşımlarla değil kendine bilimi rehber alan bir anlayışla varabiliriz,” dedi.

Tatlı’nın konuşmasından sonra seminer bölümüne geçildi. Atılım Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Halit Cenan Mertol, Prof. Dr. Tolga Akış, Dr. Öğr. Üyesi. Gökhan Tunç, Arş. Gör. Yunus Kantekin ve Arş. Gör. İshak Can Aydın tarafından hazırlanan “6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri Raporunu” Dr. Öğr. Üyesi Halit Cenan Mertol sundu. Raporda;

  • Kahramanmaraş depremleri sırasında oluşan kuvvetli yer hareketleri,
  • Depremler sırasında yıkılan ve ağır hasar alan betonarme binaların durumları,
  • Binaların yapıldığı yıllarda geçerli olan ve mevcut deprem yönetmelikleri koşulları ışığında yıkılan ve ağır hasar alan binalar,
  • Betonarme yapılar haricinde kalan yapılar”

konularına yer verildi. Sunumun ardından soru-cevap ile devam edildi.

Etkinliğin ikinci bölümünde İMO Ankara Şubesi Şube Sekreteri Mahir Kaygusuz tarafından Odamız tarafından yapılan “hasar tespit çalışmaları” hakkında bilgi verildi. Kaygusuz “hasar tespit çalışmaları yöntemi, hasar tespit konusunda odamız çalışmaları, bölgede yapılan çalışmalar ve sorunlar, şubemiz tarafından Malatya ve Hatay’a gönderilen ekiplerin çalışmaları” konularında değerlendirme yaparak önerilerde bulundu.

Konuşmaların ardından deprem bölgesinde çalışan İMO Ankara Şubesi koodinatörlere ve gönüllülerine teşekkür belgeleri takdim edildi.

İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Tatlı’nın konuşmasının tamamı:

Değerli hocalarım, değerli meslektaşlarım, sevgili öğrenci arkadaşlarım;

Sizleri İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına saygı ile selamlıyorum. Hoş geldiniz.

Depremin etkilediği 11 ilimizde on binlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi.  Her afet sonrası yetkili ve sorumluluk sahibi ağızlardan çıktığı gibi ölenlere başsağlığı, yaralılara şifa dilemek zor geliyor. Çünkü yıkılan binlerce bina, ölen on binlerce insan sorumluluk sahibi yetkililerin deprem öncesi yapılacak çalışmalarıyla kurtarılabilirdi. Bugün bölgede çadırlarda yaşayan milyonlarca insan, evlatlarını, kardeşlerini, anne babalarını, arkadaşlarını, evlerini kaybetmeyebilirdi. Başsağlığı ve acil şifa dilemeyeceğimiz günlere sorumluluğunu yerine getirmeyen, gerekli önlemleri almayan ülke yöneticilerinin işaret ettiği kaderci yaklaşımlarla değil kendine bilimi rehber alan bir anlayışla varabiliriz.

Ülkemizin yaşadığı en büyük afetlerden biri olan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden yaklaşık iki ay geçti. Bu iki aylık dönemde depremin ilk gününden bu yana deprem bölgelerinde bulunduk, hasar tespit çalışmalarına katıldık, gözlem yaptık, ön değerlendirme raporları hazırladık. Bu raporlarda da ifade ettiğimiz bir gerçeğin altını burada bir kez daha çizmek istiyorum. Depremin yıkıcı etkileri kader değildir. Depremler, yağan yağmur, esen yel, lapa lapa yağan kar gibi doğa olaylarıdır, afete dönüşmesinin nedeni ise insan eliyle yapılmış, nitelikli mühendislik hizmeti almayan yapılardır.

Bu gerçeğe deprem bölgelerinde şahit olmak, yıkımın boyutlarını gözlemlemek, bu yıkama sebep olan faktörleri görmek ve en önemlisi de bir inşaat mühendisi olarak bu yıkımın önlenebilir olduğunu bilmek yaşadığımız üzüntüyü katbekat arttırmıştır. Çünkü biliyoruz ki; yapı tasarım, denetim ve üretim süreçlerinin tüm gerekliliklerine uygun olan bir yapılaşma söz konusu olsaydı, deprem yönetmeliğinin tasarım felsefesine uygun olarak binalar yine hasar alacak, ancak insanların içerisinden çıkmasını sağlayacak davranışı gösterecek, deprem afete dönüşmeyecekti. Hasar büyük olsa da göçme sebebiyle can kaybı olmayacaktı. Dolayısıyla can kaybı asgari sınırlarda kalabilecekti.

Yıllardır söylüyoruz, paneller, seminerler düzenliyoruz, çalıştaylar, sempozyumlar yapıyoruz, sesimiz duyulsun, bu ülkenin yurttaşları da deprem korkusu duymadan güvenli ve sağlıklı yapılarda yaşayabilsin diye hiçbir karşılık beklemeden bilgimizi ve emeğimizi ortaya koyuyoruz, uğraşıyoruz, didiniyoruz, mücadele ediyoruz. Tüm yerel ve merkezi yöneticiler, yerel yönetimler ve kamu kurumları harekete geçene kadar da mücadele etmeye, bilimin ve tekniğin gereğini yüksek sesle dile getirmeye, “sesimi duyan var mı” diye seslenmeyeceğimiz günler gelene kadar devam edeceğiz.

Bizler inşaat mühendisleri olarak sorumluluk alıyoruz, tüm birikimimiz ve deneyimimizle elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu bildiriyoruz. Bu vesileyle depremin olduğu ilk günden itibaren hasar tespit çalışmaları için odamızın yaptığı gönüllülük çağrısına karşılıksız yanıt veren, nerede kalacağını, ne yiyeceğini, nasıl uyuyacağını dahi net olarak bilmeden deprem bölgelerine giden siz değerli meslektaşlarımıza yönetim kurulumuz ve şahsım adına bir kez daha teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

 

  • 4wGScPE4cmiquNPvr1WgSFFBKZSVTo9QhVS7fxa2JLg=_plaintext_638167096905165699.jpg
  • 7e93a873-a65d-45ae-b85c-6c1ff6f2c4a4.JPG
  • 518bdd0d-e813-4169-a768-dd82528ad861.JPG
  • IMG_1184.JPG
  • IMG_1212.JPG
  • IMG_1219.JPG
  • IMG_1320.JPG
  • IMG_1229.JPG
  • IMG_1328.JPG



TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası