TMMOB?NİN YETKİLERİNİ KISITLAMAYA YÖNELİK DÜZENLEMEYE KARŞI BİNLER YÜRÜDÜ

AKP?nin bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB?nin yetkilerini kısıtlamaya yönelik yasa değişikliğini protesto eden binlerce TMMOB üyesi 10 Temmuz 2013 tarihinde Ankara?da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı?na bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe emek-meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler de destek verdi.

Eklenme Tarihi: 31/07/2013

 

TMMOB`NİN YETKİLERİNİ KISITLAMAYA YÖNELİK DÜZENLEMEYE KARŞI BİNLER YÜRÜDÜ

AKP`nin bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB`nin yetkilerini kısıtlamaya yönelik yasa değişikliğini protesto eden binlerce TMMOB üyesi 10 Temmuz 2013 tarihinde Ankara`da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe emek-meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler de destek verdi.

Ankara?da 10 Temmuz Çarşamba günü saat 18.30?da TMMOB önünde toplanarak buradan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na yürüyen binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı taşıdıkları dövizlerle, sloganlarla yasa değişikliğini, TMMOB?ye bağlı Odaların İstanbul şubelerinin yöneticilerinin gözaltına alınmasını protesto etti. "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Örgüt arama örgüt burada" "TMMOB yürüyor mücadele sürüyor" sloganlarıyla yürüyen aralarında TMMOB Ankara İKK sekreteri Bülent Tatlı`nın da yer aldığı TMMOB üyeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne siyah çelenk bıraktı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde bir açıklama yapan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, AKP`nin TMMOB?ye karşı bir darbe yaptığını söyleyerek, "AKP, bu ülkenin mühendis, mimar, şehir plancılarına darbe yapmıştır. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreterimiz ve Makine Mühendisleri Odamızın İstanbul Şube 2. Başkanı Sevgili Arkadaşım Süleyman Solmaz, Elektrik Mühendisleri Odamızın İstanbul Şube Başkanı Sevgili Kardeşim Beyza Metin, Mimarlar Odası İstanbul Şubemizin 2. Başkanı Sevgili Ağabeyim Sabri Orcan, Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şube Sekreteri Sevgili Akif Burak Atlar kardeşim, Şube Sekreter Yardımcımız Sevgili Sezi Toprakçı kardeşim, Taksim Dayanışma Platformunun sözcüsü Sevgili Mücella (Yapıcı) ablam, ve sevgili kızı mimar Canan Yapıcı kardeşim bir toplantıdan çıkıp Gezi Parkı`na giderken İstiklal Caddesi`nde göz altına alındılar. Arkadaşlarımızın evleri arandı. Şimdi onlardan bir örgüt yaratılmaya çalışılıyor. Savcı bu işten bir örgüt çıkaracak. Örgüt arıyorsan TMMOB?ye bak, işte örgüt burada. Bu insanların yüreğinde sadece insan sevgisi var, halkına karşı sorumluluk var. Bu örgütün adı TMMOB Sayın Bakan, Sayın Başbakan; sizin çapınız bu örgüte yetmez" diye konuştu.

TMMOB üyeleri daha sonra buradan Güvenpark?a yürüyerek bir forum düzenledi, tepkilerini dile getirdi.

AKP`nin gece yarısı operasyonuyla TMMOB`nin yetkilerini kısıtlamaya yönelik değişikliğiyle ilgili olarak TMMOB Ankara İKK sekreteri Bülent Tatlı da yazılı bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması metni şöyle:

TMMOB Meslektaşlarının ve Halkın Yanında Olmaya Devam Edecektir

Gezi Parkı`nda başlayan ve tüm ülkeye yayılan Haziran Direnişi ile büyük bir sarsıntı yaşayan AKP Hükümeti, sokağa çıkan milyonları görmemek konusunda ısrarını sürdürmektedir. Halka rağmen "ben yaptım oldu" anlayışıyla tahakkümünü pekiştirmek isteyen AKP, Mısır`da gerçekleşen "darbe" üzerinden demokrasi havarisi kesilmektedir. Oysaki yanı başında da bir halk ayaktadır.

AKP halka rağmen kendi yasaları, adaleti üzerinden yeni bir hukuksuzluğu inşa etmektedir. Korkarız ki; bu zihniyet bugün toplumun genel değeriymiş gibi lanse edilmektedir. Ve bu zihniyet Türkiye toplumunu AKP`ye biat edenler ve etmeyenler olarak ayrıştırmaya çalışmaktadır. Sadece öfke üzerinden sürdürülen bu inatlaşma, temeline dayanışmayı koyan halkı ve onun kararlarını hiçe saymaktadır.

Oysaki halkın istediği açık ve nettir. Halk bugün yaşam alanlarının birilerinin değil herkesin ortak kullanımında olmasını, AKP`nin yok saymacı anlayışını, gerici ve faşizan politikalarını istememektedir. Bu yüzden de sokaklar en çok "hükümet istifa" sloganlarıyla yankılanmaktadır.

Böylesi bir hava içerisinde TMMOB da tabiî ki tüm bu yaşananlara sessiz kalamazdı. Bugüne kadar bilimi ve tekniği halkın hizmetine sunmayı kendisine amaç edinmiş bir kurum olarak, en başından beri tüm yağma ve talan politikalarına karşı durduk. Parklar halkındır, halkı kamusal alanlardan çıkaramazsınız düşüncesiyle bilgimizi ve gücümüzü kamu yararına kullandık. Ve adalet, bugünlerde nasıl uygulandığı hepimizce görüldüğü üzere, bize tüm oklarını doğrulttu. Ve bu adalet, polisin şiddeti sonucunda ölen ve yaralanan onlarca insanın katillerini bulmak ya da orantısızca uygulanan şiddetin sorumlularını bulmak için harekete geçmedi. Önce kendi "suçlularını" yarattı. Sonra vicdanıyla hareket eden insanları dört duvar arasına hapsetti, bazılarını gözaltında yıldırmaya çalıştı ve onların yanında yer alan kurumları da yasalarıyla etkisizleştirmek için büyük bir oyuna girişti. Bu yolla yaşananların gerçek sorumluları örtbas edilerek, yaşananların faturası demokratik hakkını kullananlara ve halkın yanında olanlara kesilerek, korkutma yoluyla cezalandırılmaya çalışıldı.

9 Temmuz günü gece yarısı Meclis Genel Kurulu`nda görüşülen Torba Yasaya TMMOB ve bağlı odalarının asli görevi olan mesleki denetimi ortadan kaldırmaya yönelik bir madde eklendi. Meclis iç tüzüğü yok sayılarak, 3194 sayılı İmar Kanunu`nun 8. maddesine bir bent eklenerek, TMMOB`ye bağlı meslek odalarının meslektaşları üzerindeki denetimini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme yapıldı. Yol açacağı olumsuzlukları gözetmeden ve ancak mühendislik eğitimiyle ile hak edilebilecek olan mühendislik unvanı için 80 bin civarında mühendislik eğitimi almamış olan teknik öğretmene sınav açan AKP, tabii ki mesleki denetimi mühendislerin örgütlü olduğu meslek odalarının yapmasını istemeyecektir. Bu anlamıyla da bu düzenleme bizleri şaşırtmamıştır.

AKP tıpkı yakın bir zamanda yaptığı gibi bu sefer de bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB`yi, TMMOB`nin üyelerini ve halkın iradesini kendi torbasına sığdırma çabasına girişti. Bu yolla AKP, bir yasa ile yağmaya ve talana karşı olan TMMOB`yi anayasaya rağmen etkisizleştirmeye, mühendis ve mimarların emeğini değersizleştirmeye ve kendi talanını merkezileştirerek meşruiyetini ve gücünü sağlamlaştırma gayretine girdi.

Oysaki bizler, AKP`nin bu yasa yapma tarzını çok iyi biliyoruz. Bu, sürekli olarak kendisini dayatan "Ben yaptım oldu", "en iyisini ben bilirim" anlayışının bir sonucudur. Bu zihniyete karşı dün de mücadele ettik, bugün de mücadele etmeye devam edeceğiz.

Biliyoruz ki; siz kendi dünyanızda ürettiğiniz rant odaklı politikalarınızı hayata geçirme hevesinde bizleri kendinize büyük bir engel, ayağınıza takılan bir taş olarak görüyorsunuz. Ve bu yüzden de bizleri yasama gücünüzle etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz. Fakat göremediğiniz ve bilmediğiniz, TMMOB gücünü sizin yasalarınızdan değil, bilimi ve tekniği halkının hizmetine sunmasından, insandan, doğadan, sudan ve yaşama dair her varlıktan ve onlarla bir bütün olarak içerisinde yürüttüğü mücadelesinden almaktadır.

Ve buradan bir kez daha dile getirmek istiyoruz: Ülkeyi "dikensiz gül bahçesi" haline getirmeye çalışanlara karşı bilimi ve tekniği AKP`nin karanlığını aydınlatmak üzere kullanma çabamızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Dün de haksızlıkların, talanın, yağmanın, rant projelerinin karşısında halkın yanındaydık, bugünde Gezi Parkı`nda, Güvenpark`ta olmaya devam edeceğiz. Haklılığımızı ve gücümüzü sadece yasa ile sınırlı görenlere karşı, gerçek adalet yerini bulana kadar meslektaşlarımızla, halkla sokaklarda kamu yararını savunmaya devam edeceğiz.

Gücünü örgütlülüğünden alan bir TMMOB`yi AKP`nin torba yasaları yıldıramaz.

Gelecek bizim için umuttur ve AKP`nin karanlığına karşı mücadele daha yeni başlıyor.

Son olarak bugün aldığımız üzücü bir haberi de sizlere iletmek istiyoruz. Eskişehir`de önce dövülen ardından da gittiği hastanelerde tedavi edilmeyen Ali İsmail Korkmaz yaşam mücadelesini kaybetti. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz. Bu son ölümle, Haziran direnişinde polis şiddeti sonucunda 5 arkadaşımızı kaybetmiş olduk. Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük ve Medeni Yıldırım`ın ölümüne sebep olan sorumlular hala cezalandırılmadı ve aramızda dolaşıyorlar. Emir veren ve emir alan tüm sorumluların adalet önünde hesap vermesi en büyük temennimiz ve bunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz. 



TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası